SOHBETE GİRİŞ

KATEGORİLER

SON YAZILAR

SON YORUMLAR

GÜNÜN HADİSİ



ETİKETLER

2 Tem

images İRŞAD
İrşad olunma, aydınlanma, olgunlaşma demektir.

2/BAKARA-186: Ve izâ seeleke ıbâdî annî fe innî karîb(karîbun) ucîbu da’veted dâi izâ deâni, fel yestecîbû lî vel yu’minû bî leallehum yerşudûn(yerşudûne).
Ve kullarım sana, Benden sorduğu zaman, muhakkak ki Ben, (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına (davetine) icabet ederim. O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana âmenû olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler). Umulur ki böylece onlar irşada ulaşırlar (irşad olurlar).

İRŞAD’a ulaşmak Allah’ın davetidir. Bütün Allah’ın dostlarının daveti irşaddır, ve irşadın kurtuluş olduğu açıktır.

40/MU’MİN-38: Ve kâlellezî âmene yâ kavmittebiûni ehdikum sebîler reşâd(reşâdi).
Ve âmenû olan adam şöyle dedi: “Ey kavmim! Bana tâbî olun ki sizi irşad yoluna ulaştırayım.”

40/MU’MİN-39: Yâ kavmi innemâ hâzihil hayâtud dunyâ metâun ve innel âhirete hiye dârul karâr(karâri).
Ey kavmim! Bu dünya hayatı, sadece (geçici) bir metadır (faydalanmadır). Ve muhakkak ki ahiret karar kılınacak (devamlı kalınacak) yerdir. Devamını Oku…

2 Tem

saidnursi1 İrşad olunma, aydınlanma, olgunlaşma demektir.

2/BAKARA-186: Ve izâ seeleke ıbâdî annî fe innî karîb(karîbun) ucîbu da’veted dâi izâ deâni, fel yestecîbû lî vel yu’minû bî leallehum yerşudûn(yerşudûne).
Ve kullarım sana, Benden sorduğu zaman, muhakkak ki Ben, (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına (davetine) icabet ederim. O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana âmenû olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler). Umulur ki böylece onlar irşada ulaşırlar (irşad olurlar).

İRŞAD’a ulaşmak Allah’ın davetidir. Bütün Allah’ın dostlarının daveti irşaddır, ve irşadın kurtuluş olduğu açıktır.

40/MU’MİN-38: Ve kâlellezî âmene yâ kavmittebiûni ehdikum sebîler reşâd(reşâdi).
Ve âmenû olan adam şöyle dedi: “Ey kavmim! Bana tâbî olun ki sizi irşad yoluna ulaştırayım.”

40/MU’MİN-39: Yâ kavmi innemâ hâzihil hayâtud dunyâ metâun ve innel âhirete hiye dârul karâr(karâri).
Ey kavmim! Bu dünya hayatı, sadece (geçici) bir metadır (faydalanmadır). Ve muhakkak ki ahiret karar kılınacak (devamlı kalınacak) yerdir. Devamını Oku…

2 Tem

saidnursi21 103/ASR-1: Vel asr(asri).
Asra yemin olsun.

103/ASR-2: İnnel insâne le fî husr(husrin).
Muhakkak ki insan, gerçekten hüsrandadır.

103/ASR-3: İllâllezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve tevâsav bil hakkı ve tevâsav bis sabr(sabrı).
Ama âmenû olanlar (ilk 7 basamağı aşanlar), nefs tezkiyesi yapanlar (ikinci 7 basamağı aşanlar), Allah’a ruhu ulaşıp Hakk’ı tavsiye edenler (üçüncü 7 basamağı aşanlar) ve sabrı tavsiye edenler (dördüncü 7 basamağı aşanlar) hariç.

Vel Asr Suresi Kur’ân’ı Kerîm’in ruhudur. Bu sure bütün Kur’ân’ı Kerîm’i içine alır. İmâm-ı Şâfi “Kur’ân’ı Kerîm’in kaybolması mümkün değildir. Farzı muhâl kaybolsa VEL ASR Suresi tek başına Kur’ân’ı Kerîm’i muhtevîdir.” demiştir.

Vel Asr Suresi 1. basamaktan 28. basamağa kadar bütün Kur’ân’ı Kerîm’i içine alır.

İnsanların büyük bir kısmı gerçekleri bilmedikleri için heveslerine tâbî olmakta ve hüsrana düşmektedirler.

23/MU’MİNÛN-103: Ve men haffet mevâzînuhu fe ulâikellezîne hasirû enfusehum fî cehenneme hâlidûn(hâlidûne).
Ve kimin mizanı (sevap tartıları) hafif gelirse, işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır. Devamını Oku…

2 Tem

390694_10150425476042280_1280543941_n Allahû Tealâ hidayeti Kur’ân-ı Kerim’de ulaşma, vasıl olma anlamında iki ayrı istikamette beyan buyurmuştur.

1. Allah’ın yoluna ve Allah’a hidayet olma,

2. Cehennem yoluna ve şeytana hidayet olma, söz konusudur.

Hidayeti ve dalâleti dilemek kişinin cüz’i iradesine bağlıdır.

76/İNSÂN (DEHR)-3: İnnâ hedeynâhus sebîle immâ şâkiren ve immâ kefûrâ(kefûren).
Muhakkak ki Biz, onu (Allah’a ulaştıran) yola hidayet ettik. Fakat o, ya (Allah’a ulaşmayı diler) şükreden olur, ya da (Allah’a ulaşmayı dilemez) küfreden olur.

Allah’ın yoluna ve Allah’a hidayet olma, sıfırdan pozitif istikamette Allah’a kadar ulaşan yol olan Sıratı Mustakîm yoludur. Bu yol Allah’a hidayet eder, ulaştırır. Sıratı Mustakîm Allah’a ulaşır ve Allah’ta son bulur.

53/NECM-42: Ve enne ilâ rabbikel muntehâ.
Ve münteha (sonunda dönüş), mutlaka Rabbinedir.

22/HACC-67: Li kulli ummetin cealnâ menseken hum nâsikûhu fe lâ yunâziunneke fîl emri ved’u ilâ rabbik(rabbike), inneke le alâ huden mustekîm(mustekîmin).
Ve Biz, bütün ümmetler için mensek (tek bir şeriat) tayin ettik. Onlar, onunla (o şeriatle) amel ederler (etsinler). Öyleyse emrim konusunda seninle niza etmesinler (çekişmesinler). Sen, Rabbine davet et. Muhakkak ki sen, mutlaka mustakîm (Allah’a doğru istikametlenmiş) olan hidayet üzeresin. Devamını Oku…

2 Tem

0lüm Allah’a ölmeden ruhunu ulaştırmayı dilemeyen insanlar mürşidlerine de ulaşamayacakları için nefs tezkiyesi yapamazlar ve zulüm yüklenmiş olurlar. Hüsrana uğramak nefsin hatasından oluşur.

Taha-111, 112. âyetlerinde Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır.

20/TÂHÂ-111: Ve anetil vucûhu lil hayyil kayyûm(kayyûmi), ve kad hâbe men hamele zulmâ(zulmen).
Hayy ve Kayyum olan (Allah)’a vechler (herkes), boyun eğdi. Ve zulüm yüklenenler heba (cehennemlik) oldular.

20/TÂHÂ-112: Ve men ya’mel mines sâlihâti ve huve mu’minun fe lâ yehâfu zulmen ve lâ hadmâ(hadmen).
Ve mü’min (kalbine îmân yazılmış) olarak salih (nefsi ıslâh edici) amel işleyen kimseler, artık zulümden (kendilerine) haksızlık yapılmasından ve (kazandıkları derecelerin) azaltılmasından korkmasınlar.

İnsanın nefsini 7 kademede tezkiye etmesi farzdır.

91/ŞEMS-7: Ve nefsin ve mâ sevvâhâ.
Nefse ve onu (7 kademede ahsene dönüşecek şekilde) sevva edene (dizayn edene) (andolsun).

91/ŞEMS-8: Fe elhemehâ fucûrehâ ve takvâhâ.
Sonra ona (nefse) fücurunu ve takvasını ilham etti. Devamını Oku…